21 Mart 2013 Perşembe

Hayatımız oyun olsun! -The Fun Theory-

Dünyanın son zamanlarda konuştuğu önemli kavramlardan birisi Gamification, yani "Oyunlaştırma". Gamification'ın savı işe şu şekilde: "Oyun, insanların bakış açısını değiştirir; istanmeyerek zorla yapılan bir aktivitenin istekli ve mutlu bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlar. Volkswagen Grubu'nun desteğiyle gerçekleştirilen "The Fun Theory" ise, bu savı doğrulayacak şekilde somut veriler sunuyor.

The Fun Theory, türkçeye "eğlence faktörü" olarak çevirilebilir. The Fun Theory adı altında açılan yarışmayı kazanan 5 projeyi bu yazımın devamında, kazanamayan projeleri ise burada bulabilirsiniz. Başarılı olmuş ve  gerçekleştirilmiş 5 proje ise; Bottle Bank Arcade Machine, Piano Staircase, The World's Deepest Bin, The Play Belt ve The Speed Camera Lottery. Bu projelerin hepsi denenmiş, sonuçları gözlenmiş projeler ve halen bulundukları yerlerde kullanılan projeler.
Hepsi birbirinden güzel ve yaratıcı projelerden benim en çok hoşuma gideni ise, The World's Deepest Bin. Çöp kutusunun içerisine hoparlör ile sensör yerleştiriliyor. Çöp kutusuna bir çöp atıldığı anda sensör çöpü farkediyor ve hoparlörlerden; çöp çok derin bir kuyuya atılmış gibi algılanmasını sağlayan ses efekti duyuluyor. İnsanların hoşuna giden bu durum, bir günde çöp kutusuna toplam 41 kg çöp atılmasını sağlamış.
Bir diğer proje ise obezitenin önüne geçilmesine yardımcı Piano Staircase. Bu sefer, yürüyen merdivenlerin yanındanki normal merdivenlere, üzerine basılınca ses çıkaran bir düzenek yerleştiriliyor. Piyano tuş düzeninde kaplanan ve ona göre ses çıkaran merdivenler insanları yürüyen merdivenlerden uzaklaştırarak daha fazla hareket etmelerine olanak tanıyor.

Diğer projeler ise sırasıyla; otomobillerin arka koltuğunda oturan çocukların kemer takmalarını sağlayan The Play Belt, hız sınırlamalarına uyan sürücülerin, hız sınırına uymayan sürücülerden kesilen cezalarla toplanan parayla ödüllendirilmesini sağlayan The Speed Camera Lottery ve şişe bankasına şişe atmayı inanılmaz eğlenceli hale getiren Bottle Bank Arcade Machine.
Peki, bu proje neden Volkswagen Grubu tarafından destekleniyor?
Volkswagen bu projeyi hayır olsun diye desteklemiyor tabii. Projenin alt metni bir hayli zengin. The Fun Theory'nin temelinde yatan, alışkanlıkları değiştirme ve verimli kullanım fikirleri "Think Blue" sloganını desteklercesine Volkswagen markası ile bağdaştırılıyor. Bu sayede ileride satışa sunulması muhtemel model Volkswagen XL1 ve onun gibi alternatif yakıtlı araçların yüksek adetlerde satılabilmesine zemin hazırlıyor.

Hayata bakış açımla oldukça paralel olan "The Fun Theory"yi ben de sonuna kadar destekliyorum. Umarım, Türkiye'de en azından bunlar gibi bir örneği bulunur ve biz Türklerin de hayatına biraz olsun oyun katar..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşın..